13 Şubat 2009 Cuma

Yazmak...

Yazmak, hayatım boyunca içgüdüsel bir ihtiyaç oldu benim için.Çok okunan, küçük şeyler anlatırken hayatın dipte duran  gerçeğini içten içe okuyucuya duyuran,korku bilmez  bir kalem olmak isterdim . Toplumdaki haksızlıkları,çatışmaları, insana ait olan herşeyi bıkmadan,usanmadan  haykırmak olurdu tek  amacım.Fırından yeni çıkmış bir ekmek gibi buram buram samimiyet  kokmalı, insanlığı,bilgiyi ve varoluşu arama çabası olmalıydı sayfalara kondurduklarımda.Yeniden her okunduğunda  keyif vermeli, kendimden bir yol çizerek tüm insanlığa varabilmeliydim.En güzel tarafı ne olurdu  biliyor musunuz? Yazmanın kendisi... 

Yazma eylemi insanı geliştiren bir özelliğe sahip . Kendinize ait bir fikriniz varsa bunu temiz bir dil ve yalın bir anlatımla okuyucuya anlatmaya çalışmak  algı ve fikir  dünyanızı çok geliştiriyor.
Tabii ki okumak... Kitapları, gazeteleri,dergileri... basılı olan herşeyi okumak... Merakla, çocuklara yakışan bir saflıkla okumak...Bizdeki cehaletin sebebini kitaplardan  kaçmakla açıklarım hep. Okumak, düşünmek  hep korkutur insanlarımı.Siz siz olun kendinizi eleştirecek aklınızı, kitaplarınızla beraber   yanınızda mutlaka taşıyın.Bilginin ve özgür aklın  ışığı hep dünyanızı aydınlatsın. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder