Yazmak, hayatım boyunca içgüdüsel bir ihtiyaç oldu benim için.Çok okunan, küçük şeyler anlatırken hayatın dipte duran gerçeğini içten içe okuyucuya duyuran,korku bilmez bir kalem olmak isterdim . Toplumdaki haksızlıkları,çatışmaları, insana ait olan herşeyi bıkmadan,usanmadan haykırmak olurdu tek amacım.Fırından yeni çıkmış bir ekmek gibi buram buram samimiyet kokmalı, insanlığı,bilgiyi ve varoluşu arama çabası olmalıydı sayfalara kondurduklarımda.Yeniden her okunduğunda keyif vermeli, kendimden bir yol çizerek tüm insanlığa varabilmeliydim.En güzel tarafı ne olurdu biliyor musunuz? Yazmanın kendisi...
Yazma eylemi insanı geliştiren bir özelliğe sahip . Kendinize ait bir fikriniz varsa bunu temiz bir dil ve yalın bir anlatımla okuyucuya anlatmaya çalışmak algı ve fikir dünyanızı çok geliştiriyor.
Tabii ki okumak... Kitapları, gazeteleri,dergileri... basılı olan herşeyi okumak... Merakla, çocuklara yakışan bir saflıkla okumak...Bizdeki cehaletin sebebini kitaplardan kaçmakla açıklarım hep. Okumak, düşünmek hep korkutur insanlarımı.Siz siz olun kendinizi eleştirecek aklınızı, kitaplarınızla beraber yanınızda mutlaka taşıyın.Bilginin ve özgür aklın ışığı hep dünyanızı aydınlatsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder